LAİK VE BİLİMSEL EĞİTİM ADLI PANEL'E İLGİ YOĞUN OLDU
$baslik

Laik ve Bilimsel Eğitim a dlı Panel’e ilgi yoğun oldu.

Arife Kalender Moderatörlüğünde başlayan panel'e Fatih Yaşlı ve Ünal Özmen konuk oldu.

Birgün Gazetesi yazarlarından Fatih Yaşlı panelin ilk konuşmacısı oldu. Fatih Yaşlı konuşmasına “Bu zamanki siyasi dönüşüm ile 1946’dan itibaren yaşanan eğitim süreci arasında bağıntı vardır.” diyerek başladı. “Evrim teorisi müfredattan çıkarılıyor ve yerine cihat eğitimi konuluyor. Siyaseten bu iktidarın nelerden beslendiğine dair önemli tarihler bulunmaktadır. Bunlardan birincisi 1946’dır. 2. Dünya savaşı sonrası dünyada 2 kutuplu bir siyasal sistem oluştu. Bir taraf Kapitalizm (ABD) diğer taraf sosyalizmdir (Sovyetler birliği) .  Türkiye’yi yöneten sınıf soğuk savaş sırasında bir tercih yapar ve emperyalizme yanaşarak ABD yi seçer. Bunun için sol fikir güçlenmesin isteniyorsa, İşçi sınıfı eylemleri- grevleri yapılmasın isteniyorsa, öğrenci hareketleri ve eylemleri istenmiyorsa; dincilere ve dini eğitimlere destek vermek gerekir demişlerdir. Tek partili dönemde CHP 1946-1947’ de laikliği bırakıp dinselleşmeye geçer. Truman Doktrini ve Marshall Yardım Planları ile bunu hayata geçirirler. Ülke ne kadar emperyalist olursa eğitimi o kadar dinselleşiyor. Tevhidi Tedrisat Kanunu ile eğitim laikleşmiş ve Genç Cumhuriyetle birlikte yıllar içinde azalan din dersleri 1948’den sonra seçmeli din dersleri ile giderek artmıştır. Bir diğer önemli tarihte 12 Eylül’dür. Bu darbeyle birlikte ilk defa din dersleri anayasal güvenceye kavuşmuştur. Din derslerinin anaokullarına inmesi, kız çocuklarına türban takılması, cihat eğitimleri tüm bu süreç geçmişin üstünde büyüdü. Bu güne geldiğimizde AKP siyasetini bu dinselleşme zeminin üzerine inşa etti. “ dedi.

“Cumhuriyetle hesaplaşmaya çalışan bir iktidar var ve bunu da 3 şekilde yapıyor. Öncelikle bu iktidarın kurucu felsefesi dindir. Anayasada yazmasa da fiili bir durum söz konusudur. 2. Si Sömürüye açık iktisadi sistem. Çünkü dincilik sömürü düzeni için önemlidir. 3. durum otoriterleşmedir. Referandumla birlikte egemenlik sarayda toplandı. Toplumsal muhalefet bir şey yapılacaksa dincilik, sömürücülük ve otoriterleşmeyle mücadele edilmeli. 

İkinci konuşmacı Ünal Özmen konuşmasına “ OECD ülkelerinde çocuk eğitiminde gerideyiz. Çocuklarımız eğitemiyoruz. Yetişkinlerde bu orana daha düşüyor ve 40 ülke arasında sonuncu sırada bulunuyoruz.” diyerek başladı. Özmen “ABD’de bir üniversitede yapılan araştırmada dinci ülkelerde Fen Bilimleri ve Matematik dersleri öğretilememektedir. Eğitim düzeyi yükseldikçe bu iktidar oy kaybediyor bunu kendileri de açıkladılar. Neden eğitim düzeyinin artmasını istesin ki!.” diye devam etti.  

“Peki dinsel eğitim cennet vaad ederken laik bilimsel eğitim ne vaat ediyor?. - Birey iradesini kullanır.- Bireyi özgürleştirir. - insan olduğunun farkına varır. - Kamusal alana katılır.  -Toplumun parçası olur.-  Politik olur. – Eleştirel düşünür. Kültür sanata giremedikleri için orayı işgal ediyorlar. Yani kontrol edemediği giremediği yerleri işgal ediyorlar. Bir iktidar sosyal hayatı kontrol edemiyorsa güçlü olamaz. Biz sosyal hayatı kontrol edebiliriz.” diyerek sözlerini sonlandırdı.  Panelin ardından Hüseyin Varol’un resim sergisi ile Gül Ertunan’ın Fotoğraf sergisine gezildi.  

Copyright © 2016. Arguvan Belediyesi.